Depremin Psikolojik Etkileri ile Nasıl Başa Çıkılır?

Depremin Psikolojik Etkileri ile Nasıl Başa Çıkılır?

Doğal afetlere gösterilen tepkiler; hem durumu bizzat yaşayanlarda hem de ikincil şekilde duruma şahit olanlarda görülebilir. Tepkiler insandan insana çeşitlilik gösterebilir ve bu tepkilerin ne şekilde görüldüğünü bilmek, tepkilerle başa çıkabilmek adına önemli olacaktır.

 Tipik olarak öncelikle bir şok etkisi görülebilir. Bazı insanlarda bu tepki donuk bir yüz ifadesi ile “olaydan hiç etkilenmemiş gibi” gözlemlenebilir.​

 Korku, endişe, suçluluk, pişmanlık, öfke, karamsarlık, panik, çaresizlik ve utanç yoğun şekilde görülebilir. Bu duyguların sıklığı ve şiddeti değişebilir, ani iniş ve çıkışlar gözlemlenebilir.​

 Düşünce ve davranışlar olaydan etkilendiğinden anıların tekrar tekrar anlatılma ihtiyacı doğar. Anılar flashback şeklinde göz önünden gitmeyebilir, aynı durumu yaşayan kişilerle konuşma ihtiyacı hissedilebilir. Duyguları paylaşmak bu anlamda oldukça faydalı olacaktır.​

 Dikkati toplamak güçleşebilir, kafa karışıklığı, kararsızlık ve hafızada problemler görülebilir.​

 Uyku, yeme düzeni ve iştah değişebilir. Ancak durumla baş edebilmek, kendinize ve çevrenizdekilere yardımcı olabilmek adına mümkün olduğunca beslenme ve dinlenmeye dikkat etmek önemli ve önceliklidir.​

 Stres kaynaklı baş ağrıları, bulantılar, göğüs ağrıları görülebilir veya var olan hastalıklar şiddetlenebilir. Bu konuda tıbbi yardıma başvurmak önemlidir.

*Daha önce de belirttiğim gibi aynı olaya herkes aynı tepkiyi vermeyebilir. Bazıları hemen tepki gösterebilirken bazıları günler aylar hatta yıllar sonra tepki gösterebilir. Kimi insanda bu tepkiler kısa sürerken kimisinde daha uzun sürebilir.​

Ne yapılabilir?​

Bu zor dönemde toparlanmak için kendinize zaman tanımak önemlidir. Kayıplarınız için yas tutmak adına kendinize izin vermeniz ve kendinize karşı sabırlı olmanız gerekmektedir.​

 Duyguları paylaşmak, yalnız olmadığınızı ve kendinizi dayanışma içinde hissetmek önemli ve faydalı olacaktır.​

 Yapıcı faaliyetlerle uğraşmak, başkalarına yardımcı olmak, hayatınızı düzene koymaya çalışmak şeklinde kendinizi oyalamanız durumla baş etmeyi kolaylaştıracaktır.  ​

 Duygusal olarak sizi nelerin beklediğini ve bu durumla baş etmek üzere kimlere/nerelere başvurabileceğinizi öğrenmek önemli olacaktır.​

 Doğrudan maruz kalmadığınız afet durumları için önceden hazırlık yapmak (tatbikat, deprem çantası hazırlama, toplanma alanlarını ziyaret vb) sizi olası felaketlere hazırlıklı hale getirecektir.​

Çocuklar için neler yapılabilir?

 Çocuklar anne ve babaların endişelerinin farkındadırlar. Var olan endişeleri ve panik durumunu kontrol etmek, çocukların olası olumsuzluklardan etkilenmesini önleyecektir. Endişeler çocuklarla paylaşılabilir, zorlukların üstesinden gelineceği mesajı çocuklara verilebilir.​

 Yaşanan/yaşanacak olaylar hakkında çocuklarla konuşmak belirsizliğin giderilmesine yardımcı olacaktır. Bu konu hakkında konuşurken gerçekçi, yalın ve çocukların anlayacağı şekilde kısa ve net bir biçimde bilgi vermek önemli olacaktır. Örneğin;​

   o “Deprem oldu, evimiz yıkıldı. Bir süre evimiz yerine teyzenlerde kalacağız”​

   o Deprem oldu, bu durum üzücü. Şimdi güvendeyiz, bize yardım edenler var, yalnız değiliz vb gibi.​ Deprem durumunun kendilerine bir “ceza” olmadığını anlamaları çocuklar için oldukça önemlidir. Bu bağlamda konu hakkında konuşurken özellikle yapılan söylemlere dikkat edilmesi önemli olacaktır.​

 Çocuklarla daha çok zaman geçirilmesi önemli olacaktır. Bu süreçte çocuklar ayrılma kaygısı gösterebilir, sarılma, el tutma veya kucakta oturma gibi ihtiyaçlar sergileyebilir. Fiziksel temas ihtiyacını karşılamak önemli olacaktır.

 Yaşadıkları gerginliği azaltmak üzere küçük çocuklara oyun imkanı sunmak, resim faaliyetlerine teşvik etmek duygu veya düşüncelerini ifade edebilmeleri adına önemli olacaktır.

 Büyük çocuklar için konuşmalarına fırsat vermek, bunun için onları teşvik etmek önemli olacaktır.

 Olası sorularına yanıt bulmaları, kendilerini güvende hissetmeleri ve korkularını azaltmak adına önemli olacaktır.

 Rutinlerin bozulmamasına dikkat etmek, yemek oyun ve uyku saatleri gibi aktiviteleri mümkün olduğunca aynı saatlerde yapmak önemli olacaktır. Böylelikle normal hayata dönüş ve adapte olmak kolaylaşacaktır.

 Özellikle küçük yaş grubundaki çocukların kaygılarının tetiklenmemesi adına medyadaki görsellere veya içeriklere maruz kalmamaları daha iyi olacaktır.

Çocuğun yakınlarından birisi vefat ettiyse,

​ Böyle bir durumda güven duyduğu bir birey tarafından durumun gerçekçi şekilde kısa ve net şekilde açıklanması önemli olacaktır.

  • Tutarlı açıklamaların yapılması kafa karışıklığını giderecek ve güven duygusunun sarsmayacaktır.​
  • Ölümü anlamaları için her fırsatta yalnız olmadığını, güvende olduğunu ve sevildiğini çocuğa hissettirmek önemlidir.​
  • Yas sürecinde şok, korku, öfke, suçluluk ve keder gözlemlenebilir.
  • 9 yaşından küçük çocuklarda bu durumun geçici olduğu algısı olabilir. Yas sürecinde yoğun saldırganlık veya daha küçük bir çocukmuş gibi regresif davranışlar görülebilir.​
  • Tekrar eden soruları yanıtlamak durumla baş edilmesini kolaylaştıracak ve çocukların kaygılarını gidermeye dair kolaylaştırıcı olacaktır.
  • Çocukların duygularını ifade etmelerine fırsat vermek, ağlamalarını ENGELLEMEMEK önemlidir. Yas durumundaki bir kimsenin üzülmesi oldukça olağandır ve bu duygusunu yaşaması gerekir.
  • Eğer ki altı aydan uzun süre devam edecek şekilde​

   o Gündelik olaylar ve faaliyetlere karşı ilgisizlik ya da her şeye karşı ilgisizlik​

   o Bebeksi davranışlar​

   o Ölen kişinin davranışlarının taklit edilmesi, sürekli beraber olma istediğinin tekrar edilmesi​

   o Sosyallikten ve arkadaşlardan uzaklaşma​

   o Okul başarısında düşüşler​

  o Yoğun şekilde gözlemlenen korku, öfke, suçluluk gözlemlenirse, uzman desteği almak önemli olacaktır.​

Uzm. Psk. Emine KAYA BİCAN

————————————————————————————————————

(Kaynak: Depremin Psikolojik Sonuçlarını Tanıma ve Hafifletme, Türk Psikologlar Derneği Deprem Özel Çalışma Grubu)
♣ Görsel alıntıdır.

Yukarı