F.O.M.O.

F.O.M.O.

“Ders çalışmaktasınız…

Ortam tüm çalışma materyallerinizle hazır.

Kahveniz çayınız yanınızda…

Derin bir nefes alıp devam etmeye hazırsınız ki,

Telefonunuza bir bildirim geliyor: Arkadaşınızdan gelen bir WhapsApp mesajı!

Merakla ve masumca açıyorsunuz ve çok da önemli bir mesaj olmadığını görüyorsunuz”

Tam da bu anda kendinizi nasıl hissedersiniz?

Bu yazımda sizlere FOMO’dan bahsedeceğim. FOMO İngilizce “fear of missing out”un kısaltılmış hali. Bu kavramı “bir şeyleri kaçırma korkusu” şeklinde Türkçeleştirebiliriz… Özellikle sosyal medyanın hayatımızda kapladığı alanın genişlemesiyle birlikte kaygı ve stres kaynağı olarak FOMO, özellikle sınavlara çalışma döneminde zamanı yönetmede ve çalışma programını sürdürmede gençleri zorlayabiliyor. Öte yandan FOMO, bireylerin sahip olduğu şeylerden keyif almalarına da engel olabiliyor. Yani özetle FOMO, hem zaman kaybına hem de stres veya kaygıya neden olabiliyor. 

Araştırmalar gösteriyor ki FOMO (yani bir şeyleri kaçırma korkusu) kişilerin özellikle sosyal medyadaki  kalma sürelerini uzatıyor. Bu durumun günlük işleri tamamlamadaki olumsuz sonuçlarının yanı sıra depresif duyguları arttırarak yaşam kalitesini düşürme ve teknolojik bağımlılığa neden olma gibi sonuçları da bulunmaktadır. Gençler arasında daha yaygın gözlemlenen FOMO, ders çalışma düzenlerini bozması sebebiyle özellikle üniversite sınavına hazırlanma sürecinde engelleyici olmaktadır.

Neler yapılabilir?

  • Teknoloji detoksu FOMOnun etkilerini bir miktar azaltacaktır. Bunun için tamamen sosyal medya ile bağınızı koparmanız gerekmemektedir. Sınır getirmek, belirlediğiniz zamanların dışında internette kalma zamanını kısıtlamak uygulanabilecek yöntemlerden birisidir.
    • Bunun için kademeli olarak telefonda veya internette geçirilen zaman azaltılabilir. Bu konuda yardımcı olacak uygulamaları cihazlarınıza yükleyerek internette veya sosyal medyada kalma sürenizi kontrol edebilirsiniz. 
  • Alternatif aktiviteler yönelmek, gerçekten keyif aldığınız ve sizi mutlu eden aktiviteleri denemek FOMOnun oluşturduğu stresi ve kaygıyı azaltacaktır. Bunun için mola zamanlarında veya boş zamanlarınızda internette/sosyal medyada gezinmek yerine size keyifli gelen müzikleri ya da podcastleri dinleyebilir, ders dışında kaynaklar okuyabilir veya hobilerinizle ilgilenebilirsiniz.
  • Sosyalleşmek, reel anlamda insanlarla konuşmak etkileşimde bulunmak FOMO ile baş etmenizi kolaylaştıracaktır. Bunun için illa ki özel alanlar yaratmak veya sıra dışı aktiviteler yaratmanıza gerek yok, sevdiklerinizle yapacağınız kısa sohbetler size sosyalleşme fırsatı sunacaktır.
  • Özellikle sosyal medyada zaman geçirirken anda olduğumuza dair imgesel bir algımız vardır. Bunun için ‘gerçek anda’ kalmanızı tecrübe etmek üzere çeşitli aktiviteler yapabilir, farkındalığınızı geliştirebilirsiniz… Örneğin, farkındalık egzersizleri ya da meditasyon yapmayı deneyebilirsiniz.
  • Son olarak bir de kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
    • Gündemi kaçırmamak sizin için bu kadar önemli?
    • Gündemi kaçırırsanız ne olur?
    • Gündemi takip etmek bir şeyleri kaçırmamak için ayırdığınız zaman sizi bir şeylerden alıkoyuyor veya mutsuz ediyor mu?
    • Gündemi sürekli takip etmek/etmemek sizi mutlu ediyor mu?

Her şeyde olduğu gibi bu konuda da denge çok önemli… Kaçırdığınızı düşündüğünüz güzellikleri sürekli ertelemek de mutsuzluk kaynağına dönüşebilmektedir. Bu noktada motivasyonu sürdürmek üzere dinlenmeyi veya eğlenmeyi de ihmal etmemek gerekmektedir… 

Eğer ki pek çok şeyi denediğiniz halde bu konuda kendinizi hala kaygılı veya mutsuz hissediyorsanız, bir uzman desteği almanız yararlı olacaktır.

Uzm. Psk. Emine KAYA BİCAN

—————

♣ Görsel alıntıdır.

Yukarı