Zorluklarla baş eden kendime mektup

Sevgili Canım Ben,  Zor zamanların oldu, oluyor ve olacak… Zorlu anlarda durmak, beklemek zor oldu, zor oluyor ve de zor olacak… Her şey gibi zorluklar da daha önce geçti, geçiyor ve geçecek… Aştığın tüm zor eşikler seni büyüttü, büyütüyor, büyütecek… Zorlanan yerlerinden öperim. Şüphesiz ki her birimiz türlü zorluklar deneyimliyoruz. Zorlanma hali repertuarımızın zenginliğine, zamana,… (devamını oku)

Uyanış 6

Uyanış serisinin altıncı sorusu: “Kalbimin en derinlerinde, hayatımda gerçekten ne istiyorum?” Hayatta en çok arzuladığım şey ne? Hangi arzumun peşinden koşmayı isterim?Bunu neden istiyorum?Arzuma ulaşmak için önümde engeller var mı?Günün koşullarına göre bunları aşmam mümkün mü? Mümkünse nasıl aşabilirim? .—————Uykulu gözlerle, rüyada, -mış gibi yaşamamak için…〰️Farkındalıkla…————— Dr. Psk. Emine KAYA BİCAN

Uyanış 5

Uyanış serisinin beşinci sorusu: “Kendimle ilgili duygu ve düşüncelerim neler?” Kendime sert, eleştirel ve veya yargılayıcı mı yaklaşıyorum?Başkalarının beni nasıl gördüğü, hakkımdaki olası fikirleri kendime dair ilgimi, bilgimi nasıl etkiliyor?Başkalarının benimle ilgili olumlu yorumlarını duyabiliyor muyum? Duyduklarıma güvenmek zor geliyor mu?Kendimle ilgili düşüncelerimi daha şefkatli bir tondan duymam mümkün olur muydu? .—————Uykulu gözlerle, rüyada, -mış… (devamını oku)

4 Cevapta Doktora Tezim

ODTÜ Psikoloji Bölüm Bülteninde yayınlanan 4 cevapta doktora tezim adlı yazıdan…Görselleri kaydırarak daha büyük puntolu okuyabilir veya aşağıdaki yazıyı takip edebilirsiniz… • Başlık: Türkiye’de Anne Bekçiliği Tutumları Ölçeğinin Geliştirilmesi Ve Ölçeğin Çelişik Duygulu Cinsiyetçilik İle İlişkisiKonu Neydi? Tezimde, babaların ev işleri veya çocuk bakımı gibi alanlarda öğrenme ve gelişme fırsatlarının anneler tarafından engellendiğini/kısıtlandığını betimleyen “anne… (devamını oku)

Uyanış 4

Uyanış serisinin dödüncü sorusu: “Başkalarının hakkımda ne düşündüğü ve beni nasıl gördüğüyle ne kadar ilgiliyim?” Başkalarının hakkımdaki olası düşünceleri bende hangi duyguyu/duyguları uyandırıyor?Utanç/kaygı/korku…Bu duygular hayat akışında beni ne karar etkiliyor?.—————Uykulu gözlerle, rüyada, -mış gibi yaşamamak için…〰️Farkındalıkla…————— Dr. Psk. Emine KAYA BİCAN

Uyanış 3

Uyanış serisinin üçüncü sorusu: “Duygularıma ne kadar alan açıyorum?” Hissettiğimin farkında mıyım?Nahoş duygularıma da en az hoş duygularım kadar kucak açabiliyor muyum?Yoksa tam zıddı yöne koşarak onlardan kaçıyor muyum?Acımın/ızdırabımın ne kadar farkındayım?.—————Uykulu gözlerle, rüyada, -mış gibi yaşamamak için…〰️Farkındalıkla…————— Uzm. Psk. Emine KAYA BİCAN

Uyanış 2

Uyanış serisinin ikinci sorusu: “Zorlandığım anlarda kendime ne söylerim?” Zorlanan bir başkası olsaydı, değer verdiğim birisi mesela… Ona ne söylerdim?.—————Uykulu gözlerle, rüyada, -mış gibi yaşamamak için…〰️Farkındalıkla…————— Uzm. Psk. Emine KAYA BİCAN

Ceza Neden İşe Yaramıyor?

Olumsuz/istenmeyen davranışlar sergileyen çocuklarda cezalandırma neden işe yaramıyor? Klasikleşmiş şöyle bir anlayış var: Eğer ki ceza\yaptırım olmazsa şımarık çocuklar olacaklar, değil mi? Aslında değil. Bu anlayış muhtemelen ebeveynlikteki en büyük yanılgılardan birisidir. Geçmiş yıllarda davranışları dönüştürebilmenin odak noktası ödül ve ceza olmuş ve bu düşünce tarzı üzerine ebeveynlik tutumları inşa edilmişti. İşe de yarıyor görünüyordu,… (devamını oku)

Olumsuz Davranış Döngüsü

Olumsuz davranış döngüsüne bir de duygu regülasyonu perspektifinden bakalım: İstenmeyen/olumsuz davranış ortaya çıktığında, duyguyu veya ihtiyacı araştıran bir perspektiften yaklaşmadığımızda döngüsel bir şekilde davranış tekrarlanmaya devam ediyor… İhtiyaç odaklı daha pozitif bir yaklaşımla destekleyici olmaya çalışıldığında ise duyguları regüle etmek kolaylaşıyor ve ihtiyacın ifadesi, giderilir hale gelmesi mümkün oluyor… Görsel: @the_therapist_parent hesabından edinilip Türkçeleştirilmiştir) Uzm. Psk. Emine… (devamını oku)

Uyanış 1

Yeni bir paylaşım serisi hazırlamaya karar verdim. Serinin adının başına farkındalık demek veya mindful sıfatının yanına sözcükleri sıralamak istemedim. Güncelde devam ettiğim eğitimlerin birinde duyup da çok sevdiğim bir deyiş olan “uyanış” uykuda rüyada gibi değil uyanık ve farkındalıkla hayatı deneyimlemeyi tanımlayan bazı soruları içerecek… Sorular tohumları ekecek, bakalım yanıtlar her birimiz için nasıl filizlenecek…… (devamını oku)

Dileme yetersizliği

“Eğer ki bir şey dilemezsem bir daha hayal kırıklığına uğramam”“Bir şey dilemezsem reddedilmem”“İstemezsem zarar görmem”“Dilemezsem/istemezsem aciz görünmem” Size de bir yerlerden tanıdık geldi mi bu cümleler? Güçlü görünme çabasıyla istememe eyleminin daha iyi olduğuna karar verebilir, isteklerimizi bastırarak öteleyebiliriz.Zira istemek bize korkutucu gelebilir, incitebilir, bizleri dış etkenlere karşı açık hale getirmiş gibi hissettirebilir. Arzular dile… (devamını oku)

2021’in ardından

“Tıpkı eğitim almakta olan savaşçılar gibi bizler de belirsizlikle, sallantılı ve hassas kaygı duygusuyla, tutunacak hiçbir şeyin olmadığı gerçeğiyle yaşayabilecek, yaşamlarımızı herkese, her durumda erişilebilir kılmaya adayacak cesaret ve esnekliği geliştiririz” – Pema Chödron Pek çoğumuz gibi beni de en çok zorlayan belirsizlik duygusu oldu bu yıl sanırım… Ben de kendimi tıpkı bir savaşçı gibi… (devamını oku)

Oyun Terapisi

“Kuşlar uçar, balıklar yüzer, çocuklar oyun oynar…“ Garry L. Landreth Oyun terapisi nedir? Çocukların oyun ve oyuncaklar aracılığı ile ihtiyaçlarını ifade etmelerine yoğunlaşan terapi biçimine oyun terapisi denilmektedir. Yetişkinler sorunlarını sözlerle, çocuklar ise oyunla anlatır. Oyun terapisti, araç olarak çocuğun kendini en doğal şekilde dışavurum tarzı olan oyunu kullanır. Çocuklar da terapiste duygularını oyuncaklar yardımıyla… (devamını oku)

Yargılayıcı iç sesin ne söylüyor?

YapamamBeceriksizimYetersizimÇirkinimBaşarısızımBaşkalarından farklıyımKorkağımTehlikedeyimKusurluyumŞişmanımDeğersizimSorunluyumİşe yaramazım…Eleştirel iç ses dozundayken yapıcı ve işlevsel olurken, sesi arttırdığımızda yıkıcı bir yapıya dönüşebiliyor. Bu bağlamda eleştirel/yargılayıcı iç sesi, kendi bakış açımız gibi içselleştirdiğiniz, yıkıcı erken yaşam deneyimleri ve tutumlara dayalı olarak benimsediğimiz bir bakış açısı olarak çoğu zaman gerçekliği yansıtmayan, irrasyonel tutumlar şeklinde tanımlayabiliriz. Günlük yaşamda oldukça örseleyici olabilen yargılayıcı iç sesler… (devamını oku)

Bazı anları yönetmek çok zor…

Mizacın rolünü göz ardı etmeden çocuklarla bağ kurmak, zorlayıcı durumları daha kolay yönetebilmeyi mümkün kılıyor…. Neydi mizaç: Doğuştan getirdiğimiz kişilik özelliklerimiz, karakterimizin özü diyebiliriz kısaca… Yeni insanlara ne kadar çabuk ısındığımız, keşfetmeye merakımız, duygusal olarak ne derece alıngan veya cesur kaşifler olduğumuz, ya da temkinli gözlemciler olup olmadığımız işte tam olarak mizaç ile doğrudan ilişkili….Mizacı… (devamını oku)

Gerçekten onlara mı yoksa kendine mi kızgınsın?

Sınırlar kendi kendilerine oluşmazlar… Öfke duygusu sınır koyamadığımız zamanlarda bize alanımızın veya sınırımızın işgal edildiğine dair mesaj iletmek için ortaya çıkmış olabilir.Hissettiğimiz duygular sebepsizce var olmazlar, dikkatle kulak verirsek aslında bize kendimize, ihtiyaçlarımıza dair çok önemli farkındalık sinyalleri verirler…. ——————————————————————————————————–Görsel alıntıdır. Uzm. Psk. Emine KAYA BİCAN

Herkesin büyürken duymayı isteyeceği cümleler…

Hata yapabilirsin… Kendin olabilirsin… Olduğun halinle değerlisin… Kendini ifade edebilirsin… Seviliyorsun… Yardım isteyebilirsin… Olduğun halinle yeterlisin… Kararlarına güvenebilirsin… Yalnız değilsin… Kendini koruyabilir, kime güveneceğini seçebilirsin… Seçim hakkına sahipsin… “Hayır” diyebilirsin… Önemlisin… Başarabilirsin… Sevgi bağları olan birisin, bağ kurabilirsin… Duygularını göstermende bir sakınca yoktur… ——————————————————————————————————–Görsel alıntıdır. Uzm. Psk. Emine KAYA BİCAN

Kirli Düzine

Thomas Gordon’un “kirli düzine (dirty dozen)” diye adlandırdığı 12 iletişim engeli: – Emir vermek– Tehdit etmek (Gözdağı verme)– Azarlamak, Vaaz vermek– Öğüt vermek, Çözüm getirme– Mantık boyutuna çekmek, Tartışmak– Yargılamak, Eleştirmek, Suçlamak– Aşırı övmek,– Etiketlemek, isim takmak, dalga geçmek– Analiz etmek, teşhis koymak– Teskin etmek– Soruşturmak, sorguya çekmek– Konuyu değiştirmek, işi alaya vurup şakacı davranmak… (devamını oku)

Anıları silmek mümkün mü?

Kendimizi kötü hissettiren, hatırladığımızda canımızı sıkan, içimizi acıtan yaşam olaylarını silmek mümkün değil; ancak bu olaylara bakışımızı değiştirmek, olaylarla ilgili duygu ve düşüncelerimizi değiştirebilmek pekala mümkün… EMDR tekniği kullanarak gerçekleştirilen seanslarda bi-lateral (çift taraflı) uyarımların eşliğinde rahatsız edici yaşam olayları ile ilgili görüntüler zihnimizde silinmese de, flulaşıyor ve artık eskisi kadar rahatsız edici hissettirmemeye başlıyor.… (devamını oku)

Verebileceğiniz en güzel hediye: 4 ebeveyn stili

Bir önceki gönderide bahsettiğim John Gottman’ın duygusal zekası yüksek çocuklar yetiştirmeyi inclediği araştırmasının bulguları dört farklı ebeveynlik stiline işaret etmektedir: ➰ Reddedici Ebeveynler Tüm olumsuz duyguları alaya alır, küçümser veya engellerler. Çocuklarının duygularına dair belirsizlik hissederler ve kontrolden çıkma korkusu yaşarlar. Problem çözmenin yerini alacak bir çözüm olarak dikkat dağıtma teknikleri ve zamanın geçişini kullanırlar.… (devamını oku)

Verebileceğiniz en güzel hediye…

🔸John Gottman’ın duygusal zekası yüksek çocuklar yetiştirmeyi inclediği araştırması, her biri çocuğu farklı şekilde etkileyen dört farklı ebeveynlik stiline dikkat çekmektedir. Araştırmanın en önemli bulgularından biri gösteriyor ki, çocukların sorunlu diye tanımlanan davranışlarının ardındaki duygusal kaynağı anlamak etkili ebeveynliğin kilidini açan en önemli anahtarlardan birisi… 🔸Araştırma, çocuğun duygularını anlama ve düzenleme yeteneğinin ebeveynlerinden alınan bir… (devamını oku)

Sınırlar

Her türlü ilişkinin vazgeçilmez unsurudur sınırlar.Bazen kalın duvarlar örmüş, üzerine dikenli teller serilmişçesine katı;bazen, varla yok arası geçirgen;bazense netliği ile var olan lakin gerektiğinde esneyen, seçici geçirgen….Sınır konusu belki de en fazla ele aldığımız unsurlardan birisi…Daha ziyade sınır koyamamayı, “böyle gelmiş, böyle gitmesinleri, nasıl değişir”leri sıklıkla konuşuyoruz..Neden sınır koymakta zorlandığımız konusu kritik. Burayı sorgularken sıkça… (devamını oku)

Düzeltmeden önce bağ kurma

Önce bağ, sonra düzeltme…〰️Bağ kurduğumuz, ilişkide olduğumuz kimselerle çatışabilir, hata tartışabiliriz de…〰️Doğrudan problem çözme moduna girmek veya karşımızdakini düzeltmeye çalışmak birbirini anlamanın, kendini ifade edebilmenin önüne geçer ve anlaşılmamış hissettirebilir.〰️Duygulara alan açtığımız, aklımızdan geçenleri rahatça paylaşabildiğimiz ortamlarda güvende ve anlaşılmış hissederiz. Tavsiye ve problem çözme aşamasına bağlantı kurduğumuz bu anların devamında geçtiğimizde ilişkilerimiz daha yapıcı… (devamını oku)

Çocukların dört temel duygusal ihtiyacı

1. Tutulmak: Çocuklar güvenli, sevgi dolu kollar tarafından sarmalanma ihtiyacı duyarlar.2. Aynalanmak: Ebeveyninin gözlerinde kendisinin olumlu yansımasını görmek isterler.3. Yatıştırılmak: Sakinleştirilmek, teskin edilmek ve korunma ihtiyacı içindedirler.4. Kontrol: Dışavurulan ihtiyaçlara öngörülebilir tepkiler alabilmek ve bu ihtiyaçları dillendirebilmek için kontrolün bir ölçüde onlarda olduğumu hissetmek isterler..(Kaynak: Borderline Anneyi Anlamak – Christine Ann Lawson) Uzm. Psk. Emine… (devamını oku)

Zorlayıcı duygular deneyimleyen birisine nasıl eşlik edebilirim?

Önce kendimden yola çıkabilirim… Tanımadığım duyguyu farketmem güç olacaktır. Bilmediğim bir duyguyu deneyimleyen bir başkasının duygusunda ona eşlik etmemi de aynı zamanda güçleştirecektir. Ben zorlu duyguları (üzüntü, öfke, kaygı vb.) nasıl deneyimliyorum? Bu duygular bedenimde nasıl yankılanıyor? Yüzümde, jest ve mimiklerimde neler değişiyor? Böyle hissederken bana ne iyi geliyor? Ne duyarsam/yaparsam iyi hissediyorum? Ardından duygusal… (devamını oku)

Ödevler yapılmış mı?

Okulların başlamasıyla birlikte anne-babaları en çok zorlayan çatışma alanlardan bir tanesi: Ödevler. Çocukların ödevlerini yapmamış veya yapmıyor oluşuna farklı bir perspektiften yaklaşmak isteyenler için bazı sorular sıraladım: 📖 İlk olarak çocukların/gençlerin perspektifinden yaklaşalım. “Neden ödev yapmıyor?” sorusuna ihtiyacı temel alarak yanıt aramaya çalışalım: ✏️Zorlanıyor olabilir mi? Ödev yükü bazı okullarda çocukların/gençlerin kaldırabileceğinden çok daha fazla… (devamını oku)

Uyumsuz olmaya hakkım (mı) var!?

Duygumun büyüklüğünden koktuğum için, onu başkalarına göstermemek için uyumlu görünmek zorunda değilim. Duygumu tanımayı, taşımayı, ve paylaşmayı öğrenebilirim.***Herkesi memnun etmem gerekmiyor (ki bu mümkün değil).***Sevildiğimi hissetmek için illa uyumlu görünmem gerekmiyor.***Takdir/onay almak adına ne düşündüğümü aktarmaktan vazgeçmeyebilirim.***Bazı sorulara cevabım “fark etmez”olmayabilir. Benim için fark edebilir, bunu sesli söyleyebilirim.***Kabul görmek için istemediğim bir şeyi içime almam,… (devamını oku)

Çabasızlık

Zahmetsizlik/Çabasızlık “Mavi gökyüzünün güzelliğini görmek için özel bir çaba göstermemiz gerekiyor mu? Bundan zevk alabilmek için pratik yapmalı mıyız? Hayır, sadece bakarız ve bundan keyif alırız. Geçirdiğimiz her saniye, hayatlarımız böyle olabilir. Nerede olursak olalım, herhangi bir zamanda, güneş ışığından, birbirimizin varlığından, hatta nefesimizin hissinden keyif alma kapasitesine sahibiz. Şu anda bu şeylerle temas halinde… (devamını oku)

Davranışların buz dağı görünümü

Pek çok davranış, bir duygu ve bir ihtiyaçla ilişkilidir! Sorun şu ki bizler genellikle buzdağının görünen kısımına dikkatimizi veriyor ve sadece davranışı görüyoruz! “Neden böyle davranıyor?” sorusu yerine“Bu davranışıyla bana ne anlatmaya çalışıyor?”,“Ne hissediyor?”,“İhtiyacı ne olabilir?” gibi araştırmacı bir perspektiften yaklaştığımızda buzdağının görünmeyen yerlerine doğru dikkatimiz yönü değişebiliyor. Başlangıçta duyguyu, ihtiyacı, davranışı ayırt etmek bilmediğimiz… (devamını oku)

Onları üzmek istemiyorum…

Bir başkası üzülmesin isterken o esnada bize ne oluyor?Üzmekten imtina ederken biz nasıl hissediyoruz?Kendimizi nereye konumlandırıyoruz?***Kendi duygumuzu duyumsayabiliyor muyuz o sırada; yoksa yok sayıyor, bastırıyor ya da duygumuzu küçültüyor muyuz?Üzmekten imtina ederken kendimizi ihmal ediyor muyuz?İsteklerimiz, arzularımız bu sistemde nereye konumlanıyor?Erteleniyor mu, rafa mı kalkıyor?Önceliklerimiz kendimizden sapıyor mu?***Bedenimizde bir farklılık oluyor mu?Daha uyarılmış şekilde dışa… (devamını oku)

Mükemmeliyetçilik

Mükemmeliyetçilik, yaşama olumsuz etkileri olmasına rağmen kişinin kendisinin belirlediği zorlayıcı standartlara ulaşmaya çalışması ve kendi öz değerini, yakalamak için sarfettiği çabaya göre belirlemesidir. Mükemmeliyetçiliğin temel özelliklerini şöyle sıralayabiliriz: •Zorlayıcı standartlar ve özeleştiri•Kişinin yaşamına olumsuz etkilerine rağmen zorlayıcı standartlara ulaşma çabası,•Öz değerini yüksek standartlara göre belirlemek Mükemmeliyetçilik, başarı çabasından farklıdır ve öz değerimizi ulaşılması güç kriterleri… (devamını oku)

Büyüme herkes için farklı olabiliyor

Büyüme, gelişim herkes için aynı olmayabilir… Süreç bazıları için hızlı, bazıları için yavaş olabilir… Bazen yavaşlayıp durma noktasına gelebilir, bazense birden ivmelenip hızlanabilir.Gözle görünecek kadar belirgin olmaması, ilerlemenin olmadığı anlamına gelmez. Bazen büyümenin görünür olması için yeterince zaman geçmesi gerekmektedir, ancak yeterince hazır olduğunda kendini gösterebilir zira… Özetle her canlı kendi hızında, kendi tarzında, kendi… (devamını oku)

“Ben oyun oynayamıyorum”

“Oyun oynamayı beceremiyorum”“Ben oyun kuramıyorum” Anne babalardan sıkça duyduğum, ara ara buradan da soru aldığım bir konu oyun oynamak. Ebeveyn olarak oyun oynamayı, oyun kurmayı bilmiyor olabilirsiniz veya bu konudaki repertuarınız kısıtlı olabilir. Bunun üstüne bir de ‘kaliteli zaman geçirmek’ ve bir şeyleri kaçırma endişesiyle ne yapacağınızı bilemez gibi hissedebilir, bu konudaki spontanlığınızı kaybedebilirsiniz… Aslında… (devamını oku)

Çocuklar için problem Çözme Planı

Problem çözme becerisini kazanmak, hayatın her alanında işlevsel bir düzende ilerleyebilmek adına oldukça önemli… Karşılaştıkları güçlüklerle nasıl başedeceklerini öğrenebilmeleri; bu bağlamda çocukları hayata hazırlamanın yollarından birisidir.Bu anlamda çocuklara problem çözme becerisini kazandırmada kullanılabilecek dört aşamalı bir plan örneğini paylaşıyorum.  Uzm. Psk. Emine KAYA BİCAN

Zorlu duygularla baş etmede çocuk dostu öneriler

Regülasyonu kabaca tarifleyecek olursak; zorlayıcı duygusal durumlarda bozulan dengeyi yeniden sağlama, düzenleme çabası gibi tanımlayabiliriz. Duygu düzenleme veya regülasyon becerileri düşük düzeyde olan çocukların korku, üzüntü, öfke gibi duygularına verdikleri tepkilerde daha dikkatsiz ve ihmalkar oldukları görülmüş; ve bu çocuklarda içselleştirme veya dışsallaştırma davranışları gösterme eğilimlerinin olduğu belirtilmiştir (Hastings ve De, 2008). Dengeyi sağlamak bu… (devamını oku)

Oyuncu Ebeveyn Olmak Webinar Notları

“Duyguların amacı bir nehir gibi akmaktadır.” diyor sevgili Lawrence Cohen. Nehirin önüne set çekmeye çalıştığımızda, eninde sonunda taşacaktır. Taştığı noktada yeni bir set çekmek gerektiğini düşünerek, daha büyük bir set çekmeye çalıştığımızda ise, nehir bu kez çok daha büyük bir şiddetle taşma oluşturacaktır…Ebeveynler bu nehirin iki yakası gibidir, nehiri sadece tutar. Nehire ne kadar hızlı… (devamını oku)

Çocukların duygularıyla başa çıkmalarına nasıl yardımcı olabiliriz?

Onları anlamak üzere dikkatle ve sessizce dinleyebilirsiniz. Duyguları kabul ettiğinizi sözel yollarla ifade edebilirsiniz. Örn: ”Aaaa”, “ Hımmmm”, “Anladım, anlıyorum…” Duygularını adlandırabilirsiniz. Örn: “Sinir bozucu görünüyor!” İsteklerine hayallerle karşılık verebilirsiniz. Örn: “ Keşke senin için bu muzu hemen olgunlaştırabilseydim!” ~ Duyguların hepsi kabullenilrbilir, ancak davranışların bazılarını sınırlandırmak gerekebilir. Örn: “Kardeşine çok kızdığının farkındayım. İsteğini ona… (devamını oku)

“Kendilerini iyi ebeveynler olarak görüyorlar; çünkü kendilerini, kendi ebeveynleri ile kıyaslıyorlar.”

Daha önceki paylaşımlarından birinde de bahsetmiştim. Anne babalara “Çocuğunuzun veya çocuklarınızın şu anda olduğu yaşınıza dair neler hatırlıyorsunuz?” sorusunu seanslarda özellikle sorarım. Bu soruyu sorma nedenimi ortaya koyan; biraz öfke, biraz hüsran, biraz da kendini anlatamamanın çaresizliğiyle sarfedilmiş, çocuk perspektifinden bir cümleyi bu gün paylaşmak istedim: “Kendilerini iyi ebeveynler olarak görüyorlar; çünkü kendilerini, kendi ebeveynleri… (devamını oku)

Hayır Demeye Hakkım (mı) Var?!

Hayır diyebilmek özellikle ilişkilerde sınırların belirlenmesi bakımından oldukça önemlidir. Karşısındakinin düşüncelerinden ya da hislerinden bağımsız olarak kişiler ne istediklerini veya istemediklerini özgürce belirtebildiğinde ilişkiler daha sağlıklı ve net olur. Belirsizlik ortadan kalkar, ve böylece ilişkiler güven temelli ilerler.Kişiler hayır diyebildiğinde hayatının kontrolünü kaybetmiş veya sıkışmış gibi hissetmez, kendisini ve kişisel sınırlarını koruyabilirler… Bu sebeple, aslında… (devamını oku)

Ebeveynlerin Yaptığı 20 Disiplin Hatası

#1 Sonuç odaklı disiplin uygulamalarını benimsemek: Disiplin, ihallerin anında bir sonuçla karşılık bulmasından ziyade “öğretme” temelli olmalıdır. Disiplinin amacı, çocuklara dünya düzeninde nasıl yaşanacağını öğretmektir. #2 Disiplin uygulamaları esnasında sıcak ve koruyucu olamayacağımızı düşünmek: Disiplin uygulamalarında sakin, sevecen ve korumacı olmak pekala mümkündür. Burada önemli olan, sevecen bir yaklaşımla, empatiyle açık ve tutarlı sınırları birleştirmektir.… (devamını oku)

Kontrol Edebildiklerim

Kontrol hissi güvende hissetmeyle oldukça ilişkili… Düzenimiz bozulduğunda, rutinimiz aksadığında, olumsuzluklarla karşılaştığımızda, belirsizlikleri deneyimlerken güven hissimiz sarsılabilir… Böylesi zamanlarda kontrol etme ve güvende hissetme ihtiyacımız artabilir. Neleri kontrol edebiliriz?Sözcüklerimizi nasıl seçeceğimizi, sınırlarımızı nasıl çizeceğimizi, olaylara durumlara verdiğimiz tepkileri, hareketlerimizi, çabamızı, olaylara bakış açımızı, seçimlerimizi, tutumlarımızı, hatalarımızdan ders çıkarmayı… ve daha nicelerini Neleri kontrol edemeyiz?Başkalarının ne… (devamını oku)

Yardım istemeye hakkım (mı) var?!

Güçsüzlük müdür yardım istemek? Yoksa bir süper güç mü?Ne zorlar bizi yardım isterken?Her şeyin yükü omuzlarımızdayken belki birazını bırakmak, paylaşmak neden zorlar bizi?Yardım isterken niye zorlanırız?〰️Yetersiz mi hissettirir?Güçsüz mü hissettirir bizleri?Yoksa başarısız mı?Reddedilme ihtimali mi korkutur bizi?Aciz görünmek mi örseler?Kontrolümüzü mü kaybederiz?Ayıp mı olur karşımızdakine?〰️Ne zaman öğrendik bu pratiği, yorgunluğu hissetmemek pahasına yüklerle yaşamayı?Belki her… (devamını oku)

Dinlenmeye Hakkım (mı) Var?!

Özellikle işlerin çok yoğun olduğu, hayat koşuşturması içerisinde kaybolduğumuz, bunaldığımız zamanlarda “ben bu gün hiç oturdum mu/dinlendim mi?” diye düşünebiliriz. Bu konuda benim çok sevdiğim, Thich Nhat Hanh’ın “How to Relax” isimli kitabından kendimce Türkçeleştirdiğim bir alıntıyı paylaşmak istiyorum:.“Hayvanlar her ne zaman yaralanırlarsa ormanda dinlenirler. Kendilerine sessiz sakin bir yer ararlar ve o yerde günlerce… (devamını oku)

“Çocuğunuzun veya çocuklarınızın şu anda olduğu yaşınıza dair neler hatırlıyorsunuz?”

Anne-babalarla çalışırken şu soruyu bazen özellikle soruyorum: “Çocuğunuzun veya çocuklarınızın şu anda olduğu yaşınıza dair neler hatırlıyorsunuz?”Soru oldukça basit, lakin yanıtı bizlere yeni bir farkındalık kapısını aralıyor…Neden mi? Çünkü o dönemleri hatırlamak, bugünkü anne-baba-çocuk ilişkilerinde kimi zorlukları, tıkanmaları aydınlatmamıza yardımcı oluyor.Deneyimlenen güçlükler, yetişkin ebeveynlerin çocukluk, gençlik veya ergenlik dönemlerine dair tetikleyici yaşantılardan kaynaklanabiliyor. Bu yaşantılar… (devamını oku)

Hata Yapmaya Hakkım (mı) Var?!

Pek çok beceri, pek çok başarı hatalardan arınmış, salt bir biçimde oluşturulmamıştır.Hata yapmaktan kaçınmak, mükemmeli aramak, ilerlemenin önündeki en büyük engellerden birisi…***Ne olur ki hata yapsak?Nedir adım atmamızı engelleyen?Örselenir miyiz?Yargılanır mıyız?Eleştirilir miyiz?Yetersiz mi hissederiz?Bütünen başarısız olduğumuzu mu düşünürüz?Tek bir hata tüm doğrularımızı götürür mü; ne dersiniz?***Hata yapabiliriz, hata yapmaya da pekala hakkımız vardır.Hatalarımızla yüzleşmek, hatalarımızın… (devamını oku)

“Hayatta her şey senin istediğin gibi olmayabilir”

Ne güzel bir hayat dersi değil mi? Farkındalık dolu, mesajı net, her şey olması gerektiği gibi…〰️Duyguya eşlik etmek zor zanaat. Öncelikle duyguyu kendimizde tanımamız, fark edip adlandırıyor olmamız öyle önemli ki… Duygularımız örselendiğinde, görmezden gelindiğinde üstüne bir de mantıklı bir tondan “hayatta her şeyin istediğimiz gibi olamayabileceğini” öğrendiğimizde çok daha zor…〰️Üzgünken aslında bizi hiç de… (devamını oku)

“Sakın Anneni Üzme!”

Ne kadar aşina olduğumuz bir söz öbeği değil mi? Farklı versiyonları ile de sıklıkla karşılaşıyoruz: Babanı, anneanneni, halanı, dedeni, öğretmenini ve daha nicelerini üzme şeklinde… O kadar aşinayız ki, bu sözcüklerle verdiğimiz mesajla, vermeye çalıştığımız mesaj arasındaki uçurumu kimi zaman fark edemiyoruz…〰️Çoğunlukla verilmek istenen mesaj çocuğun karşıdakini yormaması, sınırlara/kurallara uygun davranması üzerine oluyor… Amaç çocuğun… (devamını oku)

Güçsüz olmaya hakkım (mı) var !?

Zorluklarla karşılaşınca “Güçlü görünmeli, güçlü olmalıyım” diyebilir;böyle zamanlarda bize “Güçlü ol” dendiğini anımsayabiliriz…Kimi zaman zorluk yaşayanlara “Güçlü olmalısın” derken de bulabiliriz kendimizi…***Nedir ki güçlü olmak?Güçlü olmanın temsili her birimiz için farklı olabilir:Kaya gibi sert, kale gibi sağlam olmak mı?Yoksa zorlukları aşmak, başarmak mıdır?Mümkünse duyguları, kırılganlığı, zayıflıkları çaktırmamak mı?Var olan ihtiyaçları dillendirmemek mi?Yardım istememek mi?Tek (bir)… (devamını oku)

Mutsuz olmaya hakkım (mı) var !?

Sevdiğimiz birini mutsuzken gördüğümüzde eşlik etmekte zorlanıyoruz. Üzülmesin, mutsuz olmasın, ağlamasın; eğer mümkünse ayağına taşlar değmesin istiyoruz… Çoğu zaman ona eşlik etmekte o kadar zorlanıyoruz ki bu durumu hemen çözmek, ortadan kaldırmak üzere hamleler yapıyoruz. Belki biraz çaresizlikle, belki o duyguyu o şekilde regüle edeceğimizi öğrendiğimizden “ağlama” “üzülme” “mutlu ol” diyoruz… Söylediğimiz bu “ağlamalar”, “üzülmeler”,… (devamını oku)

Boşluğa düşmek

Zaman zaman bu sözcük öbeğini kullanırız duygularımıza, hislerimize tercüman olsun diye… Kimi zaman kayıpların veya vedaların ardından… Kimi zamansa sevinçlerin veya yeni başlangıçların… *** Boşluk belirsiz, tahammül edilmez, duygusuz veya belki de çok duygulu olabilir…  *** Katlanması zor geldikçe kaçmayı tetikleyebilir veya alelacele pek çok farklı şeyle içini doldurmaya itebilir bizleri… *** Boşluk beklemeyi içinde… (devamını oku)

Bence

Bazı bağlaçlar ve sözcükler var ki çarpma işlemindeki yutan eleman misali içeriği sıfırlıyor gibi oluyor… “Bence” de bunlardan birisi oluyor, kimi zaman… Bence TDK sözlükte “bana göre, benim düşüncemce” diye tanımlanmış. Bence dediğimizde fikir beyan ediyor, şahsi görüşümüzü paylaşıyorsak buraya kadar her şey tamam. Lakin şunu hatırlamakta fayda var ki cümleye “bence” eklemek, devamında şahsi… (devamını oku)

İdare Edemem

İdare edemem! Sınırlarımı ihlal edip alanımı işgal edenleri,***Kendi duygumu bastırıp, hep karşımdakini düşünmemi isteyenleri,***Hoşgörünün ötesinde, o şöyle bu böyle gibi gerekçelerle “Aman canım ne olacak sen de birazcık idare ediver” denilenleri,***Kısacası varlığıma ve irademe saygı göstermeyenleri, hep kendimden ödün vermemi bekleyenleri #idareedemem***İdare etmemeye hakkım vardır! Uzm. Psk. Emine KAYA BİCAN

Bir Bardak Suyu Ne Kadar Süre Taşıyabilirsin?

Bir bardak suyu ne kadar süre taşıyabilirsin?Stres konusunda çalışırken sıklıkla faydalandığım metaforlardan bir tanesidir “bir bardak su”. Sahi ne kadar süre taşıyabiliriz bir bardak suyu? Ne kadar basit bir soru gibi görünüyor değil mi? “Suyu taşımada ne var canım.” Taşınabilir elbette öyle değil mi?***Peki ne kadar uzun süre taşıyabiliriz?1 dakika, 1 saat, 1 gün, 1… (devamını oku)

Mahşerin Dört Atlısı

İlişkileri başarısızlığa sürükleyen dört tutum John ve Julie Gottman uzun yıllar çalıştıkları boylamsal çalışmalarından elde ettikleri bulgularında ilişkilere ciddi anlamda zarar veren, işleri yolundan çıkaran dört tutum biçimini “mahşerin dört atlısı” şeklinde tanımlamışlardır. Bu yazımda, ilişkileri harap eden bu dört tutumu ve bu tutumların panzehiri olabilecek alternatif davranış örüntülerinden bahsedeceğim… Eleştiri, savunma, aşağılama ve duvar… (devamını oku)

Karantina Döneminde İlişkiler

Pandemi başladığından beri yoğun belirsizlik, önünü görememe, yarını kestirememe, kontrolün elimizden kayıp gitmesi, maddi/manevi kayıplar, değişen iş ve ev düzenleri, kaygılar, korkular büyük bir baskı hissetmemize ve sarsılan güven duygusuyla birlikte stresimizin artmasına neden olmakta…  Bu zorlu ve yoğun süreçte pek çok değişime uyumlanmaya çalışırken bir yandan da ilişkilerimizi bu yeni düzene adapte etmeye çalışmaktayız.… (devamını oku)

Karantina Verimliliğine Dair

Bu yazıyı yazma isteğini doğuran bir makaleye denk geldim yakın zamanda… “Don’t make yourself a project!” diyordu yazının başlığı ve devamında pandeminin neden bir kişisel gelişim zamanı olmadığını veya olmayabileceğini anlatıyordu… Kişisel karantinalarımız başladığından beri yapılabileceklerin listeleri, çeşitli baş etme stratejileri, canlı yayınlar, online kurslar ve daha niceleri paylaşılmakta… Zamanı verimli geçirmeye yönelik bu listeler… (devamını oku)

Sosyal İzolasyon & Çocuklarda Kaygı

Hepimiz daha önce deneyimlemediğimiz bir sosyal izolasyon döneminden geçmekteyiz. Bazı aileler şartları gereği bu durumu evlerinde deneyimlerken, bazıları ise rutinlerine devam ederek önlem almayı sürdürmeye çalışmaktadır. Bu süreç pek çoğumuz için bir kaygı unsuru oluşturduğu gibi, çocuklar için de endişe verici olabilmektedir… Belirsizliğin uyandırdığı kaygı ile baş ederken yetişkinleri gözlemleyen çocuklara rol model olduğumuz için,… (devamını oku)

Virüs salgını ve bilgi kirliliğine dair…

Bilgi paylaşmak, bilineni kitlelere ulaştırmak artık çok kolay… Bu durumda günlük yaşamımızda bilgiye ulaşmak nispeten oldukça kolayken bu kolaylık bilginin kaynağı veya gerçekliği konusunda bizleri yanıltabiliyor. Spekülatif haberlerin, komplo teorilerinin, zincir mesajların (özellikle kaynağını doğrulamayacağımız olanların), şöyleydi/böyleydi gibi salgına dair işimize aslında hiç yaramayacak demeçlerin sadece ama sadece kaygı unsuru oluşturduğunu hatırlamakta fayda var. Elinize… (devamını oku)

F.O.M.O.

“Ders çalışmaktasınız… Ortam tüm çalışma materyallerinizle hazır. Kahveniz çayınız yanınızda… Derin bir nefes alıp devam etmeye hazırsınız ki, Telefonunuza bir bildirim geliyor: Arkadaşınızdan gelen bir WhapsApp mesajı! Merakla ve masumca açıyorsunuz ve çok da önemli bir mesaj olmadığını görüyorsunuz” Tam da bu anda kendinizi nasıl hissedersiniz? Bu yazımda sizlere FOMO’dan bahsedeceğim. FOMO İngilizce “fear of missing… (devamını oku)

Görmezden Gelmek

Görmezden gelme… Bir baş etme yöntemi olarak görmezden gelme, kriz anlarında özellikle yetişkinlerin takındığı tutumlardan birisi… Ne oluyor peki görmezden gelince? Nasıl bir mesaj iletiyoruz karşımızdakine? Özellikle kriz anlarında, çocukların öfkelerini kontrol edemediği ve saldırganlaştığı durumlarda onları görmezden gelerek ‘seni görmüyorum’ mesajını iletmiş oluyoruz. Görülememe karşı tarafta ‘ihtiyacım olduğunda benimle ilişki kurmak istemiyor’ veya ‘önemli… (devamını oku)

Çocuğunuzla bağınızı güçlendirmek için 10 öneri

1️⃣ Çocuğunuzun seçtiği/tercih ettiği bir oyunu onunla oynayabilirsiniz 2️⃣ Güne “Seni seviyorum” diyerek ve sarılarak başlayabilir, böylelikle güne pozitif bir başlangıç yapabilirsiniz. 3️⃣ Yatma zamanında günü değerlendirebilirsiniz. Gün içerisindeki iniş çıkışları veya paylaşmak istedikleri hakkında konuşma fırsatı bulmuş olursınuz. 4️⃣ Eğlence için gün içerisinde zaman ayırabilirsiniz (Dans etmek, komik bir şaka yapmak vb gibi). 5️⃣ Çocuğunuzla birlikte kitap okuyabilirsiniz.  6️⃣ Çocuğunuza… (devamını oku)

2 Yaş Sendromlu Mu?

🔺2 yaş dönemindeki çocukları anlamak için öncelikle bu dönem çocuklarının gelişimsel özelliklerinin anlaşılması önem arz ediyor.  🔺Yaklaşık 18 aylıkken çocuklar benliklerinin farkına varmaya başlarlar. Bu bireyselleşme sürecinde kendi kontrollerinde olan alanları farketmeye ve yapabileceklerinin sınırlarını keşfetmeye başlarlar… 🔺Şimdi bu dönem çocuklarını düşünelim…  Yürümek ve kısmi olarak kendini ifade etmek bu yaştaki çocukların yapabildiği en temel… (devamını oku)

Okula Dönüş

İki haftalık aranın ardından yeniden okul dönemi başladı… Bu süreç bazı öğrenciler için stresli veya kaygı verici olabilir… Eğer durum böyleyse: 🔅Bu konuda çocukla konuşabilir, duygusunu ifade etmesine imkan sunabilirsiniz. 🔅Özellikle okulda keyif aldığı anlardan bahsedip olumlu anıların canlanmasını sağlayabilirsiniz. 🔅Değişimlere tepki gösteren bir mizaca sahip çocuklar için uyku rutinlerini veya yemek rutinlerini değiştirmemek, okula… (devamını oku)

Sihirli Değnek

Sihirli bir değneğim olsun isterim bazen.  Siyah beyaz resmimi canlı bir hale getirsin,  Renklerimi bana hemencecik geri versin… Eli değmişken kusurlarımı da düzeltse fena da olmaz hani, Şu hep yapmak istediğim işleri bi zahmet yerime yapıverse mesela… Birazcık bedenimi değiştirse idealime doğru, Hayallerimi de gerçekleştirebilir canım değneğim… Başka ne istesem ki… İzlerimi silebilir geçmişten, Belki… (devamını oku)

Depremin Psikolojik Etkileri ile Nasıl Başa Çıkılır?

Doğal afetlere gösterilen tepkiler; hem durumu bizzat yaşayanlarda hem de ikincil şekilde duruma şahit olanlarda görülebilir. Tepkiler insandan insana çeşitlilik gösterebilir ve bu tepkilerin ne şekilde görüldüğünü bilmek, tepkilerle başa çıkabilmek adına önemli olacaktır.  Tipik olarak öncelikle bir şok etkisi görülebilir. Bazı insanlarda bu tepki donuk bir yüz ifadesi ile “olaydan hiç etkilenmemiş gibi”… (devamını oku)

Öfke

Çocuğunuz öfkelendiğinde onun yatıştırılma ihtiyacını karşılamak ve stresini azaltmak için şunları deneyebilirsiniz:• Öfke duygusunu sözel olarak ifade etmesine izin verip, bu bağlamda çocuğunuza rehberlik edebilirsiniz. Çocuğunuzun öfkeyi hissetmesi, hissettiği bu duyguyu ifade etmesi ve yaşadığı durumu kabul etmeyi öğrenmesi gerekmektedir. Bunun için öfkesini ifade etmesine izin verip, bu bağlamda bunu nasıl yapabileceği çocuğunuza rehberlik edebilirsiniz.•… (devamını oku)

Zihin Kuramı

🔅Theory of mind, nam-ı değer “zihin kuramı”ndan bahsedeceğim bu paylaşımımda… 🔅Kabaca bahsedecek olursak zihin kuramı, kendimiz dışındaki diğer bireylerin bizden farklı düşünebileceğinin idrak edilmesini anlatmaktadır. Yaklaşık 4 yaş civarında gelişen bu beceriyi test etmek için ağırlıklı olarak ‘Sally ve Anne paradigması’ kullanılır. Bu paradigmadan kısaca bahsedecek olursak:İki çocuktan biri olan Sally misketini sepete koyar ve… (devamını oku)

Yıl Sonları…

Yeni kararların alındığı, tüm yılın genel değerlendirmesinin yoğun şekilde yapıldığı zamanlardan birisi…  Böyle zamanlarda “Bu yıl nasıl geçti” diye sorarken buluruz kendimizi… Anılarımıza gideriz, film şeridi gözlerimizin önünden akmaya başlar… “Yaptıklarım,  yapamadıklarım,  yeni adımlarım, temkinli kaçınmalarım, hoş karşılamalarım,  vedalarım,  ayrılıklarım, kavuşmalarım, gördüklerim,  görmediklerim,  gezdiklerim,  gezeceklerim,  hayatıma kattıklarım,  hayatımdan çıkardıklarım…” Ve daha niceleri… Bu liste gibi… (devamını oku)

Duygular sosyalleşir mi?

Hissettiğimiz duygular her ne kadar evrensel olsa da bu duyguları deneyimleme biçimimiz farklılaşabiliyor.  Dünyaya gelen her bebek duygusal davranış biçimleriyle birlikte doğmuyor.  Duygular ve duygulara ilişkin tutumlar zaman içerisinde gözlemler ve öğrenmelerle şekillenmektedir. Dolayısıyla duygularımız da sosyalleşme sürecinde gelişen ve olgunlaşan basamaklardan bir tanesidir. Duygu sosyalleştirme çocuğun ifade ettiği duygunun hemen ardından gösterilen çeşitli tepkileri… (devamını oku)

Sarılmak

Sarılmaya izin vermek… “Şu an sadece sarılmaya ihtiyacım var’ dedim ona. İnsanlık kadar eski olan bu hareket, iki vücudun kavuşmasından çok daha fazlasını ifade eder. Sarılmanın anlamı şudur ; senden bir tehlike sezmiyorum, yanında olmaktan korkmuyorum, rahatlayabilir, kendimi yuvamda hissedebilirim, beni koruyan ve anlayan birisi var. Bizde birine her isteyerek sarıldığımızda ömrümüzün bir gün uzadığına… (devamını oku)

Duygusal İhmal

Bireyin duygusal ihtiyaçlarının yeterince karşılanmaması “duygusal ihmal” olarak tanımlanmaktadır… Duygusal istismardan farklı olarak duygusal ihmali bir nevi yoksunluk olarak belirtmek çok da yanlış olmayacaktır. Jasmin Lee Cori yetersiz anneliğin veya annenin duygusal ihmalinin 15 olası sonucunu şöyle özetlemektedir: 1. Değer ve öz saygı hissinde eksiklikler. 2. Yeteri kadar desteğin olmadığı hissi. 3. İhtiyaçlarını kabullenme ve… (devamını oku)

Etkili Zaman Yönetimi

“Yapılacak işler bir türlü yetişmiyor mu?“ “Her dersin ayrı ayrı sorumlulukları, çözülecek sorular, tekrarlar altından kalkılmaz bir duruma mı dönüşüyor?“ “Planladığınız şeyler asla belirlenen zamanda bitmiyor mu?“ “Kitaplar, testler üst üste birikti ve bitmek bilmiyor mu?“ “Kendinize zaman ayırmakta zorlanıyor musunuz?“ Bu soruların birden fazlasını evet diye yanıtladıysanız çok büyük ihtimalle vereceğim ipuçlarını okumaya ihtiyacınız… (devamını oku)

Bugün, Dünden Daha Az Ders Çalışacağım!

“Nasıl yani böyle bir şey mümkün mü?” dediğinizi duyar gibiyim. Pekâlâ mümkün. Şöyle anlatmaya çalışayım: Günlük ders çalışma hedefleri psikolojimizi nasıl etkiliyor? Pek çok genç sınav dönemlerinde yoğun şekilde çalışarak hazırlık yapmaktadır. Sınav süreci oldukça yoğun, stresli ve yıpratıcı geçer. Belirlenen günlük ders çalışma hedeflerinin omuzlarda hissettirdiği yük, sınava hazırlık dönemini daha da güçleştirmektedir. Özellikle… (devamını oku)

Öfke ve Disiplin

Öfke duygusu çoğu zaman hissedilmemesi gereken, kontrol altına alınması veya disipline edilmesi gereken bir duyguymuş gibi bizleri yanılgıya düşürse de, aslında en temel duygulardan birisidir… Engellendiğimizde, bir kayıp yaşadığımızda veya beklenen dışı bir durumla karşılaştığımızda öfke hissetmemiz oldukça olağandır. Pek çok ebeveyn öfkeyi tamamen yanlış bir duygu olarak görüp bu doğrultuda çocuğunu disipline etmeyi uygun… (devamını oku)

Çocuklara rehber olmak üzerine…

Pek çok kez benim de paylaşımlarımda vurguladığım “rehberlik etmek” kavramı, yasak koyma veya sınırlama gibi olumsuz yöndeki uygulamalar gibi anlaşılsa da aslında daha olumlu uygulamaları içermektedir. Kısaca, yönlendirme ihtiyacı duyduklarında çocuklara duygusal veya davranışsal olarak yol göstermek şeklinde tanımlanabilir. Anne babalar bu anlamda birincil rol üstleniciler yani birincil rehberlerdir diyebiliriz…🔸Rehberliğin veya yol göstericiliğin olumlu şekilde… (devamını oku)

“Hayır” diyebilmek üzerine…

Aslında bizim olmayan işi yükleyen iş arkadaşımıza, bayram günü ikram edildiği için reddedemediğimiz tatlıya, eğer hoşlanmıyorsak selamlaşırken öpüşmeye, uygun olmayan zamanda misafirliğe gelmek isteyen kuzenimize, annemiz yaptı diye tadını sevmediğimiz keke, istemediğimiz halde yakınlaşmak isteyen partnerimize, şakayla karışık söylenen incitici sözlere, ısrar edildiği için içtiğimiz o son kadehe, çocuğumuza koyduğumuz kuralı inatla esneten kayınvalidemize, küsmesinden… (devamını oku)

Kalem Tutma Becerisi

Okul döneminin başlamasıyla birlikte kalem tutma becerisi henüz gelişmeyen çocuklara ilişkin sıklıkla sorular geliyor. Bu paylaşımımda ince motor gelişiminin (İnce motor becerileri motor gelişimin küçük kaslarını barındıran gelişim alanıdır.) doğurgularından biri olan kalem tutma becerisini geliştirmek üzere yapılabilecek bazı aktivite önerileri paylaşacağım: 1️⃣ Fiziksel egzersizler: Bu becerinin gelişmesi bilinenin aksine sadece el kasların değil, kol… (devamını oku)

“Sharenting” Nedir?

Sharenting” kavramı İngilizce paylaşmak anlamına gelen “share” ile ebeveyn anlamına gelen “parent” sözcüklerinin birleşiminden oluşmaktadır. Teknolojinin, özellikle sosyal medya kullanımının zirvede olduğu günümüzde “sharenting” kavramı çocuklarının hayatlarlarının her ayrıntısını blog, resim, tweet şeklinde paylaşan anne-babalar için kullanılmaktadır. Büyüme sürecinin her ayrıntısının paylaşımı çocuğun gelişimini etkiler mi? Paylaşılanların “anı” değeri taşıdığı bir gerçek; ancak paylaşımların aşırılığı,… (devamını oku)

Çocukların Korkularını Anlamak

Çocukluk çağı korkuları, çocukların farkındalık düzeylerinin artması ile birlikte ortaya çıkmaktadır. Okul öncesi dönemden itibaren sesler ve görseller gibi somut sebeplerden kaynaklı korkular, çocukların yaşları ilerledikçe soyut kavramların hayatlarına girmesiyle değişim göstermektedir. En sık görülenler karanlık korkusu, hırsız, canavar, uzaylı, hayalet, yaratıklara yönelik korkular, ebeveynleri kaybetme korkuları vb gibidir. Çocukluk çağı korkuları yalnız kalamama, tek… (devamını oku)

Çocuğum okula gitmek istemiyor!

Okul başlangıcından bu yana epeyce zaman geçti… Rutin gidişlerin artık alışma evresine doğru olumlu şekilde yansımasını beklediğimiz bir dönemdeyiz. Başlangıçta okul isteksizliği olan çocukların, bu isteksizliklerinde azalma olmasını bekliyor veya başlangıçta değil de yeni tepki gösteren çocuklar içinse biraz daha zaman tanıyıp sabırlı olunması gerektiğini sıklıkla yineliyoruz. Bu iki farklı süreçte de “iyi bir gözlemci”… (devamını oku)

Zorbalığa dair…

Zorbalık…Okul ortamlarında sıklıkla duyduğumuz ve çocukların başına gelmesinden en çok korktuğumuz şeylerden bir tanesi…Bugünkü paylaşımda zorbalık nasıl öğrenilmiş olabilir biraz bundan bahsedeceğim. Günlük hayatımıza şöylece bir göz atarsakTrafikte birine söylenirken, ya da çevik bir hareketle sağımızdakini sollarken,İş yerimizdeki arkadaşımızın kıyafeti hakkında onun duymasından endişe ederken veya etmezken acımasızca eleştirirken,Adına mobbing dediğimiz ast-üst çatışmalarıyla boğuşurken,En yakın… (devamını oku)

DERS ÇALIŞMAYI ERTELEME

“Acelesi yok ya… Dizinin şu bölümü bitsin hemen başlayacağım. 2 dk Instagram’a bakıp çıkacağım. Sonra yaparım. Şimdi değil… Biraz sonra başlarım. Yarın söz kesin yapacağım. Önce telefona azıcık bakayım…” Ders çalışırken veya herhangi bir işi tamamlayacakken son dakikaya kadar erteleyip, çeşitli bahaneler üreterek en sonunda baştan savma veya gelişigüzelce işinizi yaptığınız oluyor mu? Bu sorunun… (devamını oku)

Çocuğumla Ölüm Kavramını Nasıl Konuşabilirim?

Herhangi bir yakınını veya tanıdığı birisini kaybetmeseler dahi çocuklar ölüm ile ilgili sorular sorabilirler. Bu durum, anne babaları nasıl cevap verecekleri konusunda bir miktar zorlayabiliyor. Ölüm ve ona benzer soyut kavramlara merak aslında bu olguların sorgulandığının ve ilgi duyulduğunun bir göstergesidir. Akran etkileşiminin artmasıyla birlikte bu soruların dönem dönem gündeme gelmesi olağandır. Peki bu sorulara… (devamını oku)

Paylaşmak Zorunda Mıyız?

Oyuncağı, yiyeceği veya giysiyi bir diğer kişi ile paylaşma günlük hayatta sıklıkla rastlanan, hatta bazı zamanlarda krizlere yol açabilen bir durum. Hele ki işin içinde başka insanlar da varsa bu kriz anları anne babalar için gergin dakikalara yol açabiliyor… Paylaşmak elbette çok güzel bir olgu, zaman zaman teşvik edilip hatırlatılması bu bağlamda çok da güzel… (devamını oku)

WISC 4 Zeka Testi Hakkında Merak Edilen 9 Şey

WISC 4 nedir? Wechsler Çocuklar için Zeka Ölçeği-IV (WÇZÖ-4 veya WISC-4) Türkiye genelinde bilinen en yaygın, kapsamlı, güvenilir ve en güncel zeka testidir diyebiliriz. Pek çok farklı alana ilişkin bilgi veren bu test; 10 temel alt test ve 5 yedek alt testten oluşan bir uygulamadır. Temel alt testler sözel bilgi, sözel ifade, algısal akıl yürütme… (devamını oku)

Küçük İmparator Sendromu 2

Bazı çocuklar okulda kendi istek ve taleplerinde direnmezken evde tam bir inatçıya dönüşebiliyorlar. Böylesi davranış farkının sebebi nedir? Farklı ortamlarda farklı tutumlar sergilemek bir derece normal kabul edilebilir. Her birimiz ortamın koşullarını göz önünde bulundurarak davranışlarımızı sergileriz. İşteki tutumlarımız o ortamın koşullarına evdeki tutumlarımız ise evin koşullarına göre şekillenir. Okul ortamı kuralların ve sınırların net… (devamını oku)

Küçük İmparator Sendromu

Kral veya kraliçe çocuk veya küçük imparator (Little Emperor) sendromu benmerkezci ve aşırı şımartılmış çocuklar için kullanılan bir tabirdir. Kendisi için her ne kadar zararlı olsa da ne zaman ne yiyeceğine daima çocuğun karar verdiği; diğer aile bireylerinin ne yapacağını veya tatile nereye gidileceğini ya da televizyonda hangi programın açık olması gerektiğini daima çocuğun belirttiği… (devamını oku)

Sevgi Dili 2

Çocuğumuzun baskın sevgi dilini nasıl keşfedebiliriz? Çocuklar baskın sevgi dillerinin hangisi olduğunun ipuçlarını aslında bizlere göstermektelerdir. Örneğin bir çocuk için anne veya babasıyla kaliteli zaman geçirmek keyif verici ve rahatlatıcıyken, başka bir çocuk için ise ebeveyninin sesini rahatlatıcı ve sakinleştirici bulabilir. Kaliteli zaman geçirmeyi, bekleyen ve isteyen çocuk ebeveyniyle birlikte vakit geçirmeyi isteyecek ve sıklıkla… (devamını oku)

Sevgi Dili

Sevgi dili, duygusal anlamda etkili biçimde iletişim kurabilmenin bir yolu olarak tanımlanabilir. “Seni seviyorum”u söylemenin bir çeşididir, bir iletişim yöntemidir. Çocuğun sevgiyi anladığı, sevildiğini hissettiği ve ihtiyaç duyduğu şekilde sevginin yansıtılarak onunla iletişim kurmaktır. Sevgi dili çocukla konuşmayı öğrenme, onun duygusal ihtiyaçlarını yanıtlayarak aynı zamanda da sevildiğini anlama ve anlatma biçimidir. Dr. Gary Chapman beş… (devamını oku)

Eyvah Kardeş Geliyor!

Kardeş sahibi olmak oldukça mutluluk verici ve heyecanlı bir deneyimken,  anne ve babaların kafasında bazı soruları da beraberinde getiriyor… Bu haftaki yazımda ikinci çocuğun gelişi haberiyle anne ve babaların merak ettikleri bir takım soruları yanıtlamaya çalışacağım… Öncelikle kardeş haberi çocuğa ne zaman ve nasıl verilmeli? “Ne zaman?” sorusunu tamamıyla anne ve babaların tercih ettikleri bir… (devamını oku)

Güvenli İnternet!

Neden böyle bir başlık seçtiğimi öncelikle açıklamak isterim. Son yıllarda dramatik şekilde artan, artmaya devam eden istismar ve ihmal vakaları, siber zorbalık dediğimiz sosyal medya zorbalığı, siber suçlar bizleri bazı önlemler almaya sürüklemektedir. Bu sebeple bu haftaki yazımda sizlere bir önleme yöntemi olarak internet ortamının güvenliğinden bahsedeceğim: Neden Güvenli İnternet? İlk olarak worldometers.com sitesinden aldığım… (devamını oku)

Tuvalet Eğitimine Dair…

Çocuklar için en önemli geçiş dönemlerinden biridir tuvalet eğitimi… Yemek yemenin ardından artık kendi bedenlerini kontrol edebildikleri ve bu kontrolü devam ettirdikleri yepyeni bir sürece geçiş yaparlar. Bu yeniliğin sağlıklı şekilde deneyimlenmesi oldukça önemlidir. Zira bu yeni deneyimin kendine olan güvenini geliştirdiği ve çocukların ileriki yaşamını da olumlu veya olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir. Ne zaman… (devamını oku)

Karneler Verildi! Peki Ya Karne Hediyeleri?

Bir eğitim öğretim döneminin daha sonuna  geldik… Tüm senenin yorgunluğunu, heyecanını, kaygılarını, üzüntülerini ve mutluluklarını anı sepetlerine biriktiren çocuklar tatil heyecanıyla birlikte karnelerini almaya gittiler bugün. Çocukların karne sevinçlerini paylaşmalarının hemen ardından karne hediyesi beklentisine girmeleri veya anne-babaların karne hediyesi alıp almama ikilemi de beraberinde gelmeye başlıyor. Öncelikle “hediyeleşme” kavramının işlevinden kısaca bahsetmek istiyorum. Neden… (devamını oku)

Çocuklar Değişime Nasıl Tepki Gösterir?

Hepimiz biliyoruz ki rutin dışı değişimler rahatsız edicidir, farklı tepki şekilleri ile ortaya çıkmaktadır. Bazen yetişkinler için bile oldukça zorlayıcı olabilen rutin değişiklikleri fizyolojimizde veya ruh hallerimizde değişimler olarak ortaya çıkmaktadır. Peki ya çocuklar? Yetişkinler gibi çocuklarda rutinlerindeki aksaklıklardan değişimlerden etkilenmektedir. Mizacına bağlı olarak değişebilmekle birlikte farklı tepkiler olarak gözlemlenebilmektedir. Yeni bir okul başlangıcı, aile… (devamını oku)

Çocuklara Uygulanan Psikolojik Ölçekler veya Envanterler Nelerdir? Ne Amaçla, Nasıl Kullanılmalıdır?

Günümüzde sıklıkla çocuklara uygulandığını gözlemlediğim, şu an piyasada aktif halde bulunabilen, ailelerin çocuklarına kendi istekleriyle uygulattıkları veya gittikleri uzmanlarca uygulanan çeşitli ölçeklerden bahsedeceğim bu yazımda… Öncelikle bir envanter neden uygulanır? Bir uygulama amacınızın olması çok önemlidir. Bu tarz envanterler bir tarama amaçlı kalabalık ortamlarda uygulanacağı gibi bireysel olarak da uygulanabilmektedir. Ancak burada niyetimiz oldukça önemlidir.… (devamını oku)

Psikolog kimdir, kime denir?

Bu yazıyı paylaşma nedenim genel bir kavram karmaşasını açıklığa kavuşturmaktır. Pek çok meslek alanıyla karıştırılan psikologluk mesleğini kısaca tanıtmaya çalışacağım. Öncelikle basit bir psikoloji tanımıyla başlayalım: Psikoloji, insan davranışları ve zihinsel süreçleri ile birlikte bunların altında yatan nedenleri inceleyen ve araştıran bilim dalıdır. Ülkemizde psikolog unvanına sahip olabilmeniz için YÖK (Yüksek Öğretim Kurumu) tarafından onaylanmış bir… (devamını oku)

Bilgimin kaynağı nereden geliyor? Bu bilgiyi söyleyen kimdir?

Sıklıkla sosyal medyada çocukların gelişimi ve eğitimine dair paylaşımlar görüyorum. Hem mesleki meraktan hem de çok güzel gözlem imkanları sunduğundan kalabalık ebeveyn platformlarını oldukça faydalı buluyorum. Özellikle tecrübeli ebeveynlerin kıymetli deneyimlerini paylaştıkları sayfalar ihtiyacı olanların bilgiye ulaşması adına oldukça yararlı! Ancak üzülerek söylemeliyim ki bu platformlarda yoğun bir bilgi kirliliği de mevcut maalesef! Tecrübelerin kişilere… (devamını oku)

Yeni Bir Başlangıç: Okul Adaptasyonu 2

Yeni bir başlangıç olarak okula başlama bir çok bilinmezin olduğu bir ortama adım atma çocukların mizacına bağlı olarak farklı davranış örüntüleriyle sonuçlanabilmektedir. Bazı çocuklar değişime ve gelişime hızlı şekilde uyum sağlarken bazı çocukların ortama uyum sağlamada biraz daha zamana ihtiyacı olabilir. bu süreçte çocukları tanımak ve onların ihtiyaçları doğrultusunda onlara rehberlik etmek gerekmektedir. Burada unutulmaması… (devamını oku)

Yeni Bir Başlangıç: Okul Adaptasyonu 1

Sosyalleşme aşamalarının ilk basamaklarından olan okul deneyimi; ilk akran ilişkilerinin temellerinin atıldığı, çocukların ev dışındaki fiziksel ve sosyal ortamlara geçişle birlikte iletişim becerilerinin geliştiği bir dönemdir. Özellikle okul öncesi eğitime başlangıcın nasıl yapıldığı, çocukların ileriki yaşamlarındaki çeşitli alanlara etkisi olması nedeniyle önemlidir. Bilimsel araştırmalara göre, sağlıklı bir okul adaptasyonu deneyimlendiğinde, çocukların ileriki okul başarısı daha… (devamını oku)

Çocuklarda Duygusal Farkındalık

Duygu; belirli nesne, olay ya da kişilerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenimler olarak tanımlanmaktadır. Yaşam boyunca insanlar çevresinden gelen çeşitli uyaranların etkisiyle farklı duyguları deneyimlerler. Bu deneyimler sırasında yetişkinleri ve çocukları birbirinden ayıran en temel farklardan biri bu duyguları algılamaları, değerlendirmeleridir.

Anne Baba Stilleri ve Çocuklara Etkileri

Çocuklar aile ortamında anne ve babalarını gözlemleyerek bazı tutum ve davranışları öğrenirler. Bu süreçte ebeveynlerin farklı tutumları, çocuklara içlerinde bulundukları ortamlarda sosyalleşme imkânı sağlar. Bu tutumlar çocukların çevrelerine nasıl tepkiler vereceklerini öğretirken, problem çözme becerilerine ilişkin farklı öngörüleri kazanmalarında yardımcı olmaktadır. Bu becerilerin kazanılmasıyla da çocuklar gelecekte karşılaşacakları durum veya olaylara ilişkin kendilerini hazırlamış olacaktırlar.… (devamını oku)

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön